Çocuğunuzla oynuyor musunuz yoksa oyalanıyor musunuz?

 

Bu iki kelime ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimi hakkında ipucu vermektedir.

 

            Çocuğunuzla oyun oynadığınız zaman çocuğunuzun seviyesine inebiliyorsanız, onun attığı kahkahalara karşılık verip, heyecanlandığı olaylara olumlu yaklaşımlarda bulunabiliyorsanız işte siz o çocukla oynuyorsunuz.

Çocuk;

-Babaaaaa, bak ne kadar büyüüüüükkk bir araba!

Baba;

-Wovvvvv evet daha önce bu kadar büyük bir araba görmemiştim.

(Bu cümle sizi çocuğunuza yaklaştıracak ve iletişim kurmanızı artıracaktır.)

Çocuk;

-Gerçekten mi ilk ben gördüm oleeeeyyy!

Baba;

-Evet harikasın ne renk bu araba?

Çocuk;

-Kırmızı!

Baba;

-Hımmm evet bence güzel bir renk. Sence nasıl?

.

.

.

Aynı örneği oyalanan bir baba için verirsek.

Çocuk;

-Babaaaaa, bak ne kadar büyüüüüükkk bir araba!

Baba;

-Hııı evet büyükmüş!!!

İletişim bitti!!!

NEDEN???

1.     Babada çocuğun o heyecan duygusuna karşılık bir kelime yok!

2.     Çocuğun; babasının gerçekten arabaya bakıp bakmadığına dair bilgisi de yok.

 

Çünkü, baba tarafından tasdik söz konusu değil…

 

Bu da ne yazık ki çocuğun babayla arasına yavaş yavaş görünmez ve yaş ilerledikçe aşılmaz bir duvar örmektedir.

            Çocukla iletişimdeki “hııı” kelimesinin anlamı,

-He he gördüm

-İyiymiş, güzelmiş, büyükmüş

-iyi de napayım…

Anlamlarını taşır. Ve konuşmayı ilk cümlede bitirir.

 

            Çocuğunuz büyüdükçe tanıştığı kişilerle rahat ve kendinden emin bir şekilde konuşmasını istiyorsanız; çocukken sizinle kurduğu ya da kurmak istediği diyaloglarda çocuğunuzu destekleyen söz ve davranışlarda bulunmanız gerekmektedir.

            İlk örnekte çocuğun büyük bir araba görmesiyle başlayan diyalog baba ve çocuk arasında doğal bir öğrenme süreci de yaşatmaktadır.

Çocuklarınıza bak oğlum, bak kızım bu kırmızı, neymiş “kırmızı”, kırmızı ne var “elma” , “nar” vb. demekten ziyade sıfatlar şeklinde cümlelerinizin içerisinde öğretip sonra her konuşmanızda bunları tekrarlarsanız çocuğunuza özgür bir öğrenme ortamı sunarsınız.

Çocuk ilk konuşmaya başladığı anda;

-anne emma (elma)

-“al yavrum elma hadi ye bakalım” dan ziyade…

(evde olduğu sürece)

Bir elinize kırmızı elma bir elinize yeşil elmayı alıp –kırmızı elma mı istersin yoksa yeşil elma mı diye sorarsanız onun aniden gözleri açılacak önce illaki elini bir tanesine atacaktır. O zaman hemen diğerini kaldırıp “hımmm demek yeşil elma” şimdi veriyorum deyip vermek onun küçücük belleğine yavaş yavaş bir şeyler katacaktır. Annenin bu minicik sevgi dolu cümlesi çocuğa;

Hem seçme özgürlüğü, hem öğrenilmeye başlanan renkler hem de anneyle iletişimini sağlayacaktır.

            Okulda ki gibi öğretmen-öğrenci ilişkisi içerisinde öğrettiğiniz bilgiler zaten bir şekilde okulda öğretmeni tarafından öğretilecektir.

 

Burada önemli olan öğrenmeyi bilgi vermekten ziyade çocuğunuzla iletişimde araç olarak kullanmanız.

 

            Bu şekilde sağladığınız öğrenme ortamı çocuğun annem/babam beni dinliyor, önemsiyor duygularını yaşatacaktır.

 

            Çocuğunuzla konuşun, 3 yaşından sonra onlarla oturup çocuğunuzun gün içerisinde neler yaşadığını neler hissettiğini anlamaya calısın…en önemlisi sızınle konuşurken sözünü kesmeyin…duygularını her yönüyle paylaşmasını sağlayın.

 

             Paylaşsın ki büyüdüğü zaman hataları azalsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.